İletişime Geç

Sağlık

Çocuk Nöroloji Polikliniği Hizmet Vermeye Başladı

ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde, Çocuk Nöroloji Polikliniği hastalara hizmet vermeye başladı. Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Turgay Çokyaman bölüm ve verilen hizmetleri anlatarak çocuklarda görülen hastalıklar hakkında ailelere yol gösterici bilgiler verdi.

ÇOMÜ Medya Merkezi

Yayınlandı

ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde, Çocuk Nöroloji Polikliniği hastalara hizmet vermeye başladı. Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Turgay Çokyaman bölüm ve verilen hizmetleri anlatarak çocuklarda görülen hastalıklar hakkında ailelere yol gösterici bilgiler verdi.

Çocuk Nörolojisi Nedir?

Hastaların sinir sistemi ile ilgili rahatsızlıklarını değerlendiren, tanı koyan ve tedavi etmeye çalışan bir branştır. Sinir sisteminin içerisinde beyin ve beyine bağlı rahatsızlıklar oluşabiliyor. Bunlar içerisinde en çok karşılaştığımız rahatsızlıklardan bazıları nöbetler ve MS hastalığıdır. Yine sinir sistemine dâhil ettiğimiz vücudumuzdaki kol ve bacaklara giden sinir sistemlerini ve kas rahatsızlıklarını da sinir sistemi ile ilgili rahatsızlıklar olarak değerlendiriyoruz. Bu rahatsızlar çocuk nörolojisinin ilgilendiği hastalıkların başında yer alıyor.

Çocuk Nörolojisinin Baktığı Başlıca Hastalıklar Nelerdir?

Epilepsi hastalığı, bu beyinden kaynaklı bir hastalıktır. Nöbete müdahale konusunda, ilaç konusunda ailelere bilgiler veriyoruz. Çocuklarda çok sık gördüğümüz baş ağrıları da Çocuk Nörolojisinin ilgilendiği rahatsızlıklar arasındadır. İlgilendiğimiz diğer bir hastalık ise kas hastalıklarıdır. Özellikle günümüzde daha çok gördüğümüz ve sebebinin erken doğuma ve başka nedenlere de bağlı olabildiğini düşündüğümüz Serebral Palsi hastalığı, çocuk nörolojisinin ilgilendiği hastalıkların başında yer alıyor.

Bölümde Yapılan Tetkikler Nelerdir?

Beyin görüntülemesi yapabiliyoruz. Beyin tomografisi, MR görüntülemesi hatta anjiyografi dediğimiz beyin damarlarının görüntülemesini yapabiliyoruz. Epilepsi hastalarını değerlendirdiğimiz ve takip ettiğimiz EEG kayıtlarını yapıyoruz. Çok sık kullanılan Depakin gibi havale ilaçlarının kanda ölçümünü yapabiliyor ve hastada bir tedavi stratejisi belirleyebiliyoruz. Hastaların psikomotor gelişimlerini değerlendirip, bunun altında yatan gizli bir hastalık olup olmadığını detaylı bir şekilde araştırıp inceleyebiliyoruz.

Aileler Çocuklarındaki Nörolojik Hastalık Belirtilerinin Nasıl Farkına Varabilirler?

Serebral Palsi’den bildiğimiz gibi, hastalarda beyinden kaynaklanan yürüme rahatsızlıkları, konuşma bozuklukları gibi rahatsızlar belirgin sonuçları olan hastalıklardır ve aileler genellikle bir hekime başvurduğunda hekimlerimiz bu hastaları bilgilendirip Çocuk Nörolojisi’ne yönlendirebiliyorlar. Bunun dışında gözle görülemeyen ve farkına varılamayan hastalıklarda ailelerin dikkat etmesi gereken en önemli detay akranları yani yaşıtları ile olan çocuklarla kıyaslama yolunu tercih edebilirler.

Çocuklarda En Çok Görülen Hastalıklar Nelerdir?

Söylediğimiz gibi en başında gelen rahatsızlar Epilepsi, Serebral Palsi, Çocukluk çağı migren ve baş ağrısı hastalıklarıdır. Özellikle çocukluk çağı baş ağrısı hastalıkları çok bilinen ve üzerinde durulan hastalıklar değil bunu önemli bir sebebi de Çocuk Nörolojisi’nin ülkemizde yeni gelişen bir bilim dalı olmasıdır. Yeni yeni bu anlamda farkındalığımız artıyor. Yapılan bir araştırmaya göre ergenlik döneminde en sık okula devamsızlık nedeninin migren rahatsızlığı yani baş ağrıları olduğu belirlenmiştir. Ülkemizde bu rahatsızlık, çocuktur olur geçer denilerek pek önemsenmiyor ama migren sandığımızdan daha fazla çocukta görülebiliyor. Nörolojiye gelmeyen hastalarda genel pediatri birimince hatta aile hekimliği düzeyinde de hastaların nörolojik muayeneleri yapılır, orda görülen bir anormallik varsa daha ileri bir tedavi için bölümümüze sevk edilir. Prematüre döneminden 18 yaşına kadar nörolojik hastalarla ilgileniyoruz. Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Nöroloji bölümü olarak haftanın her günü, yeni açılan polikliniğimizde hastalarımıza hizmet vermeye devam ediyoruz.

Doç. Dr. Turgay Çokyaman Kimdir?

Doç. Dr. Turgay Çokyaman, 1979 Tokat doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Tokat’ta tamamlayan Çokyaman, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrah Paşa Tıp Fakültesinde tamamladıktan sonra Pediyatri uzmanlığını Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, yan dal eğitimini ise Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisinde tamamladı. Çocuk Nörolojisi mecburi hizmeti Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın ve Doğum Hastanesinde yaptıktan sonra ÇOMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde göreve başladı.

Okumaya Devam Et

Sağlık

MS Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri

ÇOMÜ Medya Merkezi

Yayınlandı

Büşra Palaz’ın Sunumuyla, Çanakkale Onsekiz Mart Ünivesitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD. Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çam ile MS Hastalığı ve Tedavi Yöntemlerini Konuştuk.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Talasemi Hastalığı ve Tedavi Yöntemleri

ÇOMÜ Medya Merkezi

Yayınlandı

Sercan Değirmenci’ nin sunumuyla, Kampüs Özel  programında Çanakkale Onsekiz Mart Ünivesitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Fatih Battal ile talasemi hastalığı ve tedavi yöntemleri konuşuldu.

Okumaya Devam Et

Sağlık

İkinci Kez Böbrek Nakli Yapılan Hasta Sağlığına Kavuştu

ÇOMÜ Medya Merkezi

Yayınlandı

13 yıl önce annesinin verdiği sağ böbrek ile diyalize girmekten kurtularak hayata tutunan 38 yaşındaki evli ve bir çocuk annesi Bedriye Ateş’e nakledilen böbrek işlevini yitirince ikinci kez böbrek nakli işlemi gerçekleştirilerek sağlığına kavuşturuldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Merkezi Müdürlüğünde gerçekleşen operasyonda,  Bandırma Devlet Hastanesinde kadavradan alınan sol böbrek 3 saatlik başarılı bir operasyonla nakledildi.  Bedriye Ateş bağışı yapan aileye teşekkür ederek, “beni diyalizden kurtardıkları için onlara minnettarım” dedi.

Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz ÇOMÜ Organ Nakli Merkezi Müdürü ve Sorumlu Hekimi Doç.Dr. Cabir Alan konuyla ilgili olarak, “Genetik böbrek rahatsızlığı olan polikistik böbrek hastalığı ve hipertansiyona bağlı olarak 2004 yılında böbrek yetmezliği teşhisi konulan ve uzun süre diyalize giren Bedriye Ateş isimli hastamıza 2005 yılında annesi sağ böbreğini bağışlayarak böbrek nakli yapılmış. 2017 yılının başına kadar diyaliz makinesine bağımlı hale kalmadan sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdüren Bedriye hanımın nakledilen böbreği 1 yıl önce görevini tamamlamış ve fonksiyonlarını yitirmiştir. Yeniden diyaliz makinesine bağımlı hale gelen hastamız Çanakkale’de ikamet ettiğinden yeniden nakil olmak için 6-7 ay önce merkezimize müracaat ederek kayıt yaptırmıştır. 28.04.2018 tarihinde beyin kanaması sonucu Bandırma Devlet Hastanesinde yoğun bakım ünitesine kaldırılan 71 yaşındaki hastanın 02.05.2018 tarihinde beyin ölümü geçekleşmiştir. Yakınlarının organlarını bağışlaması üzerine nakil sırası merkezimizde olduğundan Sağlık Bakanlığı Ulusal Organ Koordinasyon Merkezi tarafından merkezimiz durumdan haberdar edildi.  Kısa süre içinde nakil ekibimiz Bandırmaya yola çıkarak sol böbreğin uygun bir şekilde alınarak Çanakkale’ye ulaştırılmasını sağladı. Doku tipi tayininden sonra Bakanlığın isim listesini belirleyerek koordinatörlerimize ilettiği merkezimize kayıtlı hastalarımıza telefonla ulaşılarak hastanemize davet edildi. Gerekli kan ve doku testlerinden sonra uyumun en yüksek çıktığı ve Bakanlığın gönderdiği listede 1. Sırada yer alan Bedriye Hanıma konsey kararı ile böbreğin nakledilmesine karar verildi. Hastamızın geçmişinde 13 yıl önce geçirilmiş bir böbrek nakli hikâyesi vardı. Bu durum ikinci nakle engel bir durum olmadığından 3 saatlik başarılı bir operasyonla sol böbreği hastamıza naklettik. Hastamızın genel durumu iyi ve günlük idrar çıkışı 2,5 litrenin üzerinde” dedi.

Bedriye Ateş duyguları ile ilgili olarak “Nakilli yaşamak diyalize bağlı yaşamaktan çok daha rahat” dedi ve organları bağışlanan kişinin ailesine teşekkür etti. Böbreğini aldığı kişiye ve yakınlarına dua eden Ateş “Beni makineye bağlı halde yaşamaktan kurtardılar. Daha öncede böbrek nakli olmuştum. Bana ikinci kez bir hayat bağışladılar” diye konuştu.

Nakil Ekibinde yer alan ve Anestezi AD Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr Tuncer Şimşek ise “Toplumda ikinci kez nakil olan hastalarda, nakledilen böbreği vücudun reddetmesinin çok yüksek ihtimal olduğuna dair yaygın bir inanış var. 10-15 yıl öncesine kadar doğruluk payı olmakla beraber sürekli gelişen tıp teknolojisi sayesinde bununda önüne geçilmiştir. Plazma diaferez denilen sistemle tabiri caizse kan bir süzgeçten geçirilerek red olayına neden olan hücreler ayıklanmaktadır.  Bu sistem hastanemizde mevcuttur,  daha önce nakil olan ve böbrek fonksiyonu sona ermiş olan hastalarımız ikinci nakil için merkezimize müracaat edebilirler” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar